Dolar : Alış : 5.7665 / Satış : 5.7769
Euro : Alış : 6.3586 / Satış : 6.3701
HAVA DURUMU
hava durumu

bursa27°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 2454 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Eshab-ı Kehf, Yedi Uyurlar Mağarası

05 Eylül 2019 - 122 kez okunmuş
Ana Sayfa » ÇEVRE»Eshab-ı Kehf, Yedi Uyurlar Mağarası
Eshab-ı Kehf, Yedi Uyurlar Mağarası

Eshab-ı Kehf, mitolojik tanrılara inanışın gücünü kaybettiği dönemde, tek tanrıya inandıkları için eziyet gören Hristiyan 7 gencin sığınıp, 309 yıl uyuduğu mağara.

Eshab-ı Kehf, Yedi Uyurlar Mağarası

Fotoğraf: Evrensel/Halil İmrek

Mersin ilinin Tarsus ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Yedi Uyurlar Mağarası’ olarak bilinen Eshab-ı Kehf Mağarası, dini, resmi bayramlarda ve diğer tatil günlerinde ziyaretçi akınına uğruyor. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen ziyaretçiler mağaranın ilginç sarkıtları ve mistik havasını yakından görme şansı buluyor. Mağara girişinde Türkçe, Arapça ve İngilizce yazılan tabelalarda Eshab-ı Kehf tarihi ile ilgili bilgilendirme yapılmış.

TARİHİ BİR KENT TARSUS…

Mersin’in Tarsus ilçesi çok eski bir kenttir. Arkeolojik kazılar kentin tarihinin İÖ 7000 yılına kadar gittiğini göstermektedir. Başta Kilikya uygarlığının merkezi olan ilçe çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmış. Bizans’tan Roma’ya kadar uzanan tarihi önemine rağmen kent bu yanıyla pek öne çıkmıyor. Tarsus’u dünya çapında, özellikle de Hristiyanlar için önemli bir kent yapan Hz. İsa’ın 12 havarisinden biri olduğu söylenen Aziz Paul’un memleketi olmasıdır.

Hititlerden başlayarak Asur, Fenike, Pers ve Roma uygarlıkları boyunca bir cazibe merkezi olmaya devam eden Tarsus’u en parlak zamanlarında Julius Caesar ve Kleopatra gibi önemli tarihi kişilikler ziyaret etmiş.

Tarsus’ta efsaneler; dinden dine, kavimden kavime şekil, isim değiştirerek bugüne taşınmıştır. Eshab-ı Kehf Mağarası efsanesi de bunlardan biridir. Eshab-ı Kehf evliyaları/uyurları ve onların hikayeleri de farklı versiyonlara sahiptir. Halk arasında “Yedi Uyurlar Mağarası” olarak da bilinen mağara, yılın 12 ayında yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor.

Gizemli hikayesi ve mistik yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini çeken Eshab-ı Kehf, tarihi, kültürel ziyaretlerin yanı sıra; dua edip, dilek tutmak isteyenlerle de dolup taşıyor. Bazı ziyaretçiler, mağaranın sarkıtlarından akan suları şifa amacıyla yüzüne sürüyor.

Fotoğraf: Evrensel/Halil İmrek

ESHAB-I KEHF MAĞARASI

Eshab-ı Kehf, doğal bir çöküntünün mağara şeklini alması sonucu oluşmuş. Eshab-ı Kehf, Tarsus’un kuzeybatısında 12 kilometre uzaklıkta Encülüs Dağı eteklerinde bulunan Dedeler köyünde bulunuyor. Halk arasında ziyaret dağı olarak bilinen dağ, konik biçimi ve topoğrafik görünümü itibariyle doğal bir özellik arz eder. Mağara dairesel kuyu şeklindedir ve 15 basamakla iniliyor. Mağaranın yaklaşık olarak 300 metrekare alanı vardır. 10 metre yüksekliğindedir. Mağaranın içinde üç adet tünel bulunmaktadır.

Arapçada ‘Eshab’ sahip, dost anlamına gelirken, ‘Kehf’ ise dağlarda oyulmuş ev gibi yerler için kullanılıyor. Eshab-ı Kehf mağarası, Hristiyan ve Müslüman toplulukların kutsal ziyaret yeri olarak kabul ediliyor. Hristiyanlarca kutsal sayılan mağara için Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi’nde sözü edildiğinden Müslümanlar için aynı şekilde kutsallık atfediliyor.

Onun için olsa gerek Eshab-ı Kehf Mağarası’nın yanına Osmanlı Padişahı Sultan Abdulaziz tarafından 1873 yılında bir mescit yaptırılmış. Sonraki yıllarda eklenen iki minaresi ile büyütülen cami bugün hâlâ mağaranın yanında yer almaktadır.

Fotoğraf: Evrensel/Halil İmrek

ESHAB-I KEHF EFSANESİ

Yedi Uyurlar Efsanesi, mitolojik tanrılara inanışın azaldığı, tek tanrıya inancın belirginleşmeye başladığı MS 2. yüzyılda geçer. Zalim hükümdarları nedeniyle sığındıkları bir mağarada 309 yıl uyudukları varsayılan 7 uyurları barındırdığı iddia edilen Eshab-ı Kehf, ‘Yedi Uyurlar Mağarası’ olarak da anılır. Çok tanrılı dönemde, tek tanrıya inandıkları için eziyete uğrayan Hristiyan inancından olan Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Tebernuş ve Kefeştetayuş adında yedi genç, putperestliğe dönmeyi kabul etmez.

O dönemin Rum Hükümdarı Dakyanus tarafından eziyet görürler. Hükümdar, Putperestlik dinine bağlı kalmalarını, aksi takdirde kendilerini öldürteceğini söyleyerek onlara birkaç günlük süre verir. İnandıkları fikirlerden vazgeçmeyen gençler dağlara kaçmaya karar verirler. Yolda bir çobana ve köpeğine (Kıtmir) rastlarlar. Çobana durumu anlatırlar, çoban onları saklanacakları bir mağaraya götürür. Bu arada gençlerin kaçtığını anlayan hükümdar, askerlerini onların peşine gönderir. Askerler, onları mağarada bulurlar.

İçeriden çıkmasınlar ve ölsünler diye mağaranın ağzını taşlarla kapatırlar. Rivayet o ki; gençler 300 yıldan fazla bu mağarada uyurlar. Uyandıklarında, acıktıklarından Yemliha’yı şehre ekmek almaya gönderirler. Şehirde, Dakyanus zamanından kalma para ile alışveriş yapmak isteyen Yemliha’dan şüphelenen halk, ona nerden geldiğini sorar. Yemliha, gerçeğin öğrenilmesi için insanları mağaranın olduğu yere getirir.

Ancak, bekleyen arkadaşlarının kalabalıktan korkacağını düşünerek önce kendi mağaraya girer. Mağaranın dışındakiler uzun zaman beklerler, kimse dışarı çıkmayınca içeri girerler. Mağaranın içinde gördükleri yedi yavru kuştur. Bu nedenle burası Yedi Uyurlar Mağarası diye de anılır. Bu efsane binlerce yıldır anlatılagelmektedir.

YENİLENMENİN HİKAYESİ

Farklı tarihi dönemlerde anlatılan bu öyküde esas olarak yeniden doğuş anlatılır. Hangi zamanda ve hangi toplumda dile getirilirse getirilsin Yedi Uyurlar Efsanesi insanın dini, mistik ve psikolojik olarak yenilenmesini anlatır. Efsane genellikle dini bir hikaye olarak anlatılıyor. Ama aynı zamanda baskıya, zulme boyun eğmemenin özgürleşmenin de hikayesidir. Çünkü var olanı kabul etmeme, eskiye karşı yeniyi savunan ve zulümden kaçan yedi kişide cisimleşen insanların kurtuluş hikayesini içermektedir.

Uykunun üç asırlık olması, insanlığın kurtuluş mücadelenin çetin ve uzun bir zaman dilimini kapsayacağına işarettir. Mağaranın değişik noktalarından içeri düşen ışık huzmesi, karanlığı aydınlatan ve insanlığın en zor anında bile bir umudunun olacağı şeklinde yorumlanır.

33 FARKLI MAĞARA

Dünyada 33 farklı mağaradan söz edildiği söylenir. Dünyanın değişik yerlerinde bulunan bu mağaralardan üçü Türkiye’dedir (Tarsus, Afşin ve Efes). Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde Eshab-ı Kehf diye atfedilen mağaralar bulunuyor.

KAYNAK : http://www.bakhabere.com/wp-admin/post.php?post=17223&action=edit

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :
TemaFabrika