Dolar : Alış : 30.9096 / Satış : 30.9652
Euro : Alış : 33.3931 / Satış : 33.4533
HAVA DURUMU
hava durumu

bursa

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 3236 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Türkiye 60 Yılda 260’dan fazla Sulak alan kaybetti

05 Şubat 2023 - kez okunmuş
Ana Sayfa » ÇEVRE»Türkiye 60 Yılda 260’dan fazla Sulak alan kaybetti
Türkiye 60 Yılda 260’dan fazla Sulak alan kaybetti

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde uzmanlar 2023 yılı Ocak ayı itibariyle Türkiye’nin sulak alanlarındaki su kayıplarının ortalamasının yüzde 75’in üzerinde olduğunu kaydetti.

Tüm dünyada sulak alanların önemi ve korunmasına yönelik bir farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü bu sene “Sulak Alanları Onarma Zamanı” temasıyla ele alınıyor.

1997’den bu yana kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü’nde bilim insanları son 50 yılda tüm dünyadaki sulak alanların en az yüzde 35’ini kaybettiğimizin altını çiziyor.

Türkiye, sulak alanların korunmasını amaçlayan uluslararası bir sözleşme olan Ramsar Sözleşmesi’ne 1994 yılında imza attı ve Akyatan GölüBurdur Gölü, Gediz Deltası, Göksu Deltası, Kızılırmak Deltası, Kızören Obruğu, Kuyucuk Gölü, Manyas (Kuş) Gölü, Meke Maarı, Nemrut Gölü, Seyfe Gölü, Sultansazlığı, Uluabat Gölü, Yumurtalık Lagünü’nü Ramsar Alanı olarak tescil ederek ulusal sınırları içindeki bu sulak alanları korumayı ve akıllı kullanımını sağlamayı uluslararası düzeyde taahhüt etti.

Fakat uzmanlar Türkiye’de son 60 yılda 260’tan fazla gölün, derenin, sulak alanın işlevsiz hale geldiğini ya da kuruduğunu, ayrıca 2023 yılı ocak ayı itibariyle sulak alanlarımızdaki su kayıplarının ortalamasının yüzde 75’in üzerinde olduğunu belirtiyor.

Sulak alanlar, dünyadaki hayvanların yüzde 10’undan fazlasının evi

Küresel ısınma ve diğer uzun vadeli iklim değişikliği eğilimlerinin de devam edeceğine değinen ve yaşanan kuraklık nedeniyle üç aylık yağışlarda Türkiye’deki tüm bölgelerin normallerinin altında yağış aldığına değinen Doğa Derneği, etkili olan kuraklığın sulak alanları da etkilediğini de belirtti.

Suyun, tüm canlılar için ulaşılabilir temel bir hak olarak planlanması gerektiğinin altını çizen dernek, şunları kaydetti:

Sulak alanların yok oluşunda tek etken dünya genelinde devam eden kuraklık değil. Tarımsal sulama ve temiz su kaynaklarının sanayi ve madenlerde kullanılması ciddi bir problem. Türkiye’de su kullanımının yaklaşık yüzde 73’ü sulamada kullanılıyor.

Yanlış su politikalarının bir sonucu olarak sulu tarım uygulamaları devam ediyor.

Sulak alanlarla birlikte yüksek biyolojik çeşitliliğin de yok edildiğini aktaran dernek, hem Anadolu hem de dünya için öneme sahip sulak alanların var olma hakkının Anayasal güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

Sulak alanların alarm verdiğini vurgulayan WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), 1970-2018 yılları arasında dünya geneli yaban hayatı popülasyonlarında ortalama yüzde 69’lik bir düşüş yaşandığını, ancak en büyük azalmanın yüzde 83 ile sulak alan türlerinde meydana geldiğini belirtti.

Dünyanın yüzde altısını kapsayan sulak alanların dünyadaki bilinen hayvan türlerinin yüzde 10’undan fazlasına ve tüm balıkların yüzde 50’sine ev sahipliği yaptığını kaydetti.

TEMA Vakfı, sulak alanların, yeryüzünün en zengin biyolojik çeşitliliğine sahip ekosistemleri olduğunu hatırlatarak, biyoçeşitliliğin yaşamı mümkün kılan bir unsur olduğunu belirtti.

Vakıf, sulak alanlardaki kültürel ve biyolojik zenginliğimize sahip çıkma çağrısında bulundu.

‘Sulak alanlar, iklim kriziyle mücadelede önemli bir müttefik’

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Aslı Pasinli, sulak alanların; nehirler, göller, bataklıklar, sulak çayırlar, sazlıklar, turbalıklar, taşkın düzlükleri, tuzlalar, deniz çayırı yatakları, mangrovlar, mercanlar, gelgit anında altı metreden derin olmayan deniz kıyısı gibi geniş bir yelpazeyi içerdiğini söyledi.

Küresel iklim değişikliğiyle artan aşırı hava olaylarını önlemede kıyı sulak alanların kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Pasinli, “Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde altısını kaplayan sulak alanlar dünyadaki karbonun yüzde 14,5’ini tutmaları sayesinde iklim krizine karşı en değerli müttefiklerimizden.” görüşünü paylaştı.

Pasinli, sulak alanların iklim kriziyle mücadeledeki rolüne ilişkin şunları söyledi:

“Uzun kuraklıkların ardından bir yıllık yağışın birkaç günde yağdığına tanık oluyoruz. Sulak alanlar bu tür aşırı iklim olaylarını dengelemek, aşırı yağışları depolamak açısından çok önemli. Bir nevi sünger işlevi görerek taşkınların, sellerin önüne geçiyor. Ayrıca sulak alanların sürdürülebilir balıkçılık ve turizm olanakları ile yerel ekonomiye katkı sağladıklarını da unutmamalıyız. Sulak alanların bu işlev ve katkıları, uzmanlar tarafından ‘sulak alanların ekosistem hizmetleri’ olarak tanımlanıyor.”

KAYNAK : https://yesilgazete.org/turkiye-60-yilda-260tan-fazla-sulak-alanini-kaybetti/

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :
TemaFabrika