Dolar : Alış : 32.2313 / Satış : 32.2894
Euro : Alış : 34.8106 / Satış : 34.8734
HAVA DURUMU
hava durumu

bursa

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 3265 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Göz Göze Gelmekte Olan Felaket

25 Şubat 2023 - kez okunmuş
Ana Sayfa » ÇEVRE»Göz Göze Gelmekte Olan Felaket
Göz Göze Gelmekte Olan Felaket
twitter sharing button

Kahramanmaraş merkezli depremlerden bir kere daha anladık ki 1999 Gölcük depreminden hiçbir ders alınmamış, hiçbir birikim oluşturulamamış.

Depremler devam ediyor ancak buna rağmen arama kurtarma çalışmaları bitirildi ve enkaz kaldırma çalışmalarına başlandı bile. Ne enkazın kaldırılması esnasında ne de molozların döküldüğü yerlerde herhangi özel bir önlem alınmış durumda. Dolayısıyla ortaya çıkan enkazlar çıkarıldıkları illerdeki farklı alanlara karışık bir şekilde dökülüyor.

Adıyaman‘da örneğin bir ucu Atatürk Barajı’na uzanan bazı dere yataklarına dökülürken, Maraş ve Hatay‘da önceden de çöp ya da moloz döküm sahası olarak kullanılan noktalara dökülüyor. Görece daha az etkilenen illerde de herhangi bir önlemin de alınmadığı etrafı çevrili moloz döküm alanlarına dökülüyor.

 Hatay’daki yer Altınözü yolu üzerindeki çöp depolama sahası ve yine Serinyol çıkışında yol kenarında bir nokta! Tüm bu alanların herhangi bir özelliği yok. Tek özellikleri fazla uğraşmadan dökülebilecek yerler olarak göze kestirilmiş olması.

Ne yapılıyor, ne yapılmalı?

Oysa yapılması gereken bu değildi. Bu işi aceleye getirmenin uzun vadede yaratacağı etkiler siyasi hesaplara kurban edildi. Maraş merkezli depremlerden bir kere daha anladık ki 1999 Gölcük depreminden hiçbir ders alınmamış, hiçbir birikim oluşturulamamış. Olayın çürük bina, deprem bölgelerine tıkış tıkış yapılmış çirkin yerleşim yerleri ile doğrudan ilişkisi var, ama burada daha başka bir şeyi konuşacağız. Yıkılan bunca binanın gerisinde bıraktığı zehirli molozları ve afet sonrası oluşan çöpleri.

Geçen haftadan itibaren bu molozlar gündemde. Ne yazık ki molozlar alelacele kaldırılıp ne kaldırılırken, ne taşınırken, ne de döküldükleri alanda hiçbir önlem alınmamış. Amaç bir an önce ortadan bu “kötü” görüntüyü kaldırıp yeni bir beton seferberliğiyle “tedaviye” başlamak. Halbuki yanlış atılan düğüm sonunda yine çarpık bir gerçeklik doğurmaktan başka bir anlam ifade etmeyecektir. “Acele giden ecele gider” diye boşuna dememiş atalarımız.

Enkaz kaldırma işinde henüz yolun başındayken dikkat edilmesi gerekenler var. Bunlara dikkat edilmesi hayat kurtarabilir.

  • Öncelikle bu molozların içerisinde henüz çıkartılmamış ölü bedenler var mı bilmiyoruz. Aslında biliyoruz. Birçok kişi aile fertlerinin kayıp olduğundan bahsediyor. Kimi aileler ise tümden kayıp. Dolayısıyla öncelikli olarak tüm enkazlarda adres kayıt sistemi ve tanık beyanlarından hareketle herhangi bir şekilde canlı/cansız beden olmadığından emin olmak gerekiyordu. ama bu muhtemelen yapılmadı. Yapılsaydı afet bölgeleri enkaz kaldırma faaliyetlerinden kaynaklı toz bulutu altında kaybolmazdı.
  • Enkazların canlı cansız bedenlerden arındırıldığı kesinleştirildikten sonra binalar yapım yılına göre gruplandırılmalıydı. Bu hala yapılabilir. Çünkü bu molozu kaldırmak öyle birkaç günde olabilecek şeyler değil. Bu gruplandırma yapıldıktan sonra beton ve diğer atıkları temsil edecek şekilde numune alınıp içerik yönünden analiz edilmeleri aşamasına geçilmelidir. Alınan örneklerde asbest, ağır metal, kalıcı organik kirleticiler gibi kirleticiler açısından bir analiz gerçekleştirilmelidir.
  • Analiz sonucuna göre yapılar tehlike arz edip etmediklerine göre sınıflandırılıp içeriğinde tehlikeli kimyasalların bulunduğu tespit edilen yapılar diğer yapılarla karıştırılmadan enkaz kaldırmaya tabii tutulmalıdır. Bunun yapılması geri kazanım için olmazsa olmazdır. Aksi takdirde karışık şekilde kaldırılan molozlar birbirlerini kirletecektir.
  • Bunların ardından enkazların kaldırılması konusunda izlenecek yol da az çok kendini göstermiş olacaktır. Öncelikle tüm binalara karma moloz muamelesi yapılmamalıdır. Alanda henüz tam olarak yıkılmamış binalar gerekli geçici destekler sağlanarak tekrar kullanılabilir malzemeler açısından boşaltılmalı, varsa izolasyon malzemeleri, pencereler ve diğer aksamlar sökülmeli ve ardından yıkıma geçilerek betonarme kısım toz açısından gerekli önlemler alındıktan sonra yıkılmalıdır.

  • Aksi durumda gerek partiküler madde oluşumu gerekse de zehirli kimyasallar nedeniyle sorun yaratacaktır. İçerisinde buzdolabından, izolasyon malzemesine, ampul, TV vb. elektonik eşyalardan ahşap malzemelerine kadar çok çeşitli malzemenin bulunduğu bir yapıyı karma bir şekilde yıkmak .hem geri kazanım hem de depolama açısından ciddi risk yaratacaktır. İşte bu ön “kurtarma” işleminden sonra yıkıma geçilmelidir.
  • Yıkımı yapılacak binalarla birlikte işyeri envanterine de dikkat edilmelidir. Çünkü örneğin deprem alanları tarımsal faaliyetin de yapıldığı alanlar ve buralarda çok muhtemel tarım kimyasalları da mevcut. Bunlara dikkat edilmediği durumda ya da hasarlı diye hiçbir şekilde bu kimyasalların tahliyesine izin verilmeden yıkımın yapılması ciddi bir kirliliğe neden olacaktır.
  • Kaldırma işlemi bunlardan sonra başlatılmalıydı ancak bunların hiçbiri yapılmadan aceleyle kaldırıldı. Şimdi ortada karmakarışık asbestli ve kimyasallı çok büyük miktarda bir moloz yığını var ve döküldüğü yerde tehdit oluşturacak. Karışık toplanan hafriyat tüm hafriyatın kirlenmesi anlamına gelmektedir.
  • Pankek şeklinde yıkılmış olan binalardan içeriğinde demir bulunan zemin ve taşıyıcı kısımlar ile diğer molozların ayrı toplanması bunların geri kazanımı açısından da kolaylaştırıcı olacaktır. Enkaz içerisinde en fazla bulunan iki tür malzemenin çeşitli metaller ve beton olduğunu unutmamak gerekiyor. Yeniden inşa süreçlerinde inşaat maliyetlerini düşürmek ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için bu geri kazanılmış malzemelerin kullanılması önemli bir etki azaltımı sağlayacaktır.
  • Enkaz alanındaki ev eşyalarının mümkün olduğunca ayrı toplanması da bu enkazın geri kazanımını olumlu yönde etkileyebilecek bir yöntem olacaktır.
  • Yukarıda sayılanlar yapıldıktan sonra enkazı kaldırılacağı noktalarda toz oluşumunu engelleyecek önlemler alınmalı, yıkım esnasında ortaya çıkan tehlikeli tozlar yayılmadan engellenmelidir. Bunun için yıkım yapılan ve enkaz kaldırılan alanın bir buğu oluşturma yöntemi ile nemli tutulması tozun su zerreciklerine tutunarak havaya karışmasını engelleyecektir.

KAYNAK : https://yesilgazete.org/afet-copleri-goz-gore-gore-gelmekte-olan-yeni-felaket/

HABER : BÜLENT ÖZGEN

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :
TemaFabrika