Dolar : Alış : 7.5546 / Satış : 7.5682
Euro : Alış : 8.8050 / Satış : 8.8209
HAVA DURUMU
hava durumu

bursa32°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 2735 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Uluşahin’den Dikkat Çeken Açıklama ,PM’10 dan Daha Büyük Bir Tehlike: PM 2.5

17 Aralık 2017 - 976 kez okunmuş
Ana Sayfa » Haberler»Uluşahin’den Dikkat Çeken Açıklama ,PM’10 dan Daha Büyük Bir Tehlike: PM 2.5
Uluşahin’den Dikkat Çeken Açıklama ,PM’10 dan Daha Büyük Bir Tehlike: PM 2.5

 

Bursa Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Ali ULUŞAHİN  :  Birkaçgün önce Bursa’da hava kirliliğinin hassas boyutu ulaşınca yaptığı açıklamada ; Hava kalitesi açısından kimsenin fark etmediği PM10’dan çok daha ciddi bir problemimiz var: PM 2,5.Yani 2,5 mikron ve altı partikül madde.Bu maddenin akciğerlerden emilerek kana geçtiği bilimsel olarak kanıtlandı.

 

Yani PM10 ve diğer kirleticilere oranla çok daha fazla riskli ve kanserojen etkisi daha fazla. Ülkemizde henüz yasal limiti yok, ancak WHO (Dünya Sağlık Örgütü) limiti 10 mikrogram/metreküp.diye açıklama da bulunmuştur.

Bursa  bir tek Uludağ Üniversitesi’nde bulunan istasyonda ölçülüyor. İstasyon verileri incelendiğinde neredeyse WHO limitinin altında gün yok. Aksine geçtiğimiz günlerde limitin tam 13 katına ulaşmış durumda diyerek sağlık açısından konunun  nekadar önemli  olduğunu vurgulamıştır.

Bursa Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Ali ULUŞAHİN’nin açıklamasının ne kadar isabetli olduğunun yanısıra,ülkemizde PM 2.5’in yasal limiti belirlenmediğinden,alınacak tedbirlerde belli olmadığını anımsatmıştır.

Yeşilist  web sitesinin yazarlarından Görkem GÖMEÇ’in yazısında ise; Amerika’da  yapılan araştırma da PM 2.5 ‘in hava kirliliğinin oluşmasında, kömürlü termik santrallerin yanında orman yangınlarında bir rolü olduğu vurgulanmıştır.

HAVA KİRLİLİĞİNİ YARATAN  NEDENLERDEN BİRİ OLAN ORMAN YANGINLARINDA PM 2.5’İN ROLÜ

Orman yangınları (wildfires) batı ABD’de daha sık ve yaygın hale geliyor. Bu yangınlardan çıkan duman, birçok bölgede egzoz boruları, enerji santralleri ve diğer endüstriyel çalışmalardan kaynaklanan hava kirliliğini azaltmada on yıllardır kaydedilen ilerlemeyi köreltiyor. Büyük yangınlar daha da yaygınlaşıp şiddetleniyor ve ortaya çıkan duman halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.

Artan sıcaklıklar ile perçinlenen kuraklık, bu yangınların artmasının arkasında yer alan önemli faktörlerden ve her ikisi de insan kaynaklı iklim değişikliği ile bağlantılı. 1970’ler ile karşılaştırıldığında, batı ABD’deki yıllık ortalama yangın sezonu artık 105 gün daha uzun, üç kat daha fazla büyük alana etki ediyor (1000 dönümden fazla) ve pek çok dönüm alanın yandığı altı yangın gördü. Yangın sezonlarının iklim değişikliği nedeniyle daha da kötüleşeceği, büyük yangınların ve yanan alanların her geçen yıl genişleyerek artacağı tahmin edilmektedir.

Coğrafi olarak hava kirliliğine meyilli olan California’daki Central Valley üzerine yapılan bir analiz, 2000 ve 2016 yılları arasındaki hava kalitesinde genel bir artış olduğunu belirtti. Ancak, endüstri ve ulaşım salımları düşse bile, yangın sezonu boyunca  parçacıklı maddede (particulate matter) eş zamanlı bir artış görülmektedir.

Bu parçacıklı madde kirliliği orman yangınlarında önemli bir kaynak olarak ortaya çıkıyor. Çapı 2,5 mikrometreden (PM2.5) küçük olan parçacıklar, akciğerlere derinlemesine erişebildikleri, astım ve kalp rahatsızlığı gibi sağlık sorunlarını tetikleyebildikleri veya kötüleştirebildikleri için özellikle tehlikelidir ve bu sorunları erken doğuma bağlayan kanıtlar giderek artıyor.

Özellikle, PM2.5 yoğunluğunun yüksek olduğu birbirini izleyen günler (EPA standartlarının üstünde olan), EPA günlük standardındaki (35 mcg/metreküp)  günlere kıyasla solunumla ilgili hastaneye gidişlerde yüzde 7,2’lik artışın olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Kardiyovasküler sebeplerden hastaneye gelenlerin sayısı, PM2.5 yoğunluğunun yüksek olduğu ilk iki gün boyunca en yüksek olma eğilimindeyken solunum yolları sebebiyle gelenleri sayısı, gün geçtikçe artan zıt bir eğilim sergilemiştir.

 

Şekilde görüldüğü üzere : Gözde,akciğerde ve boğaz da tahriş,kalp hastaları kötü etkileniyor,astı atakları artıyor.Haliyle de  erken ölüm meydana gelmektedir.

Yangın dumanı sadece Batı’yı etkileyen bir problem değildir. Kuzey Carolina’da yapılan bir araştırmanın bulgularına göre EPA standardının üç katından fazla, yani yüksek oranda PM2.5’e maruz kalınması, maruz kalınan günde astım sebebiyle hastaneye gidişlerdeki %66’lık artışla ve maruz kalımdan sonraki gün kalp yetmezliği sebebiyle gidişlerin %42’lik artışıyla ilgilidir.

Gelecek dönemlerde Türkiye’de 20 olan kömürlü termik santral sayısının 80’e çıkartılması planlanıyor. 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde kömürlü termik santrallerin Türkiye’nin tarım arazilerine olan etkilerine bir basın bülteni ile dikkat çeken TEMA Vakfı, tarımsal açıdan önemli bölgelerimiz olan Adana, Çanakkale ve Konya Havzası büyük kömür yatırımları ile karşı karşıya olduğunu belirtti.

(Broşür Ekoloji Kollektifi Derneği tarafından hazırlanmıştır.ekolojikolektifi.org/portfolio/komurlu-termik-santraller-ve-saglik-etkileri/)

(Broşür Ekoloji Kollektifi Derneği tarafından hazırlanmıştır.ekolojikolektifi.org/portfolio/komurlu-termik-santraller-ve-saglik-etkileri/)

Çanakkale için bir modelleme çalışması yaptıklarını belirten TEMA Vakfı Genel Müdürü Doç. Dr. Barış Karapınar, elde ettikleri sonuçlara göre yeni santrallerin hayata geçmesiyle bölgedeki hava kirliliğinde yıllık ortalama düzeylerin %50-%150 oranlarında artacağını aktardı. Bu kirliliğin 1,400 km2’lik bir alana etki edeceğini ifade eden Karapınar, bu tahminlere göre tarımsal gelirlerin 3 milyar TL’yi aştığı Çanakkale’de hava kirliliğinin önemli verim kayıplarına neden olacağını söyledi.

 

KAYNAK : Bursa Kimya Odası Bşk.A.ULUŞAHİN-ttps://www.yesilist.com/author/gorkem/

YAYINA HAZIRLAYAN: BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

 

 

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :
TemaFabrika